===  Anasayfa ===  Arama === Tüm Yayınlarımız === Tüm Yazarlarımız === Hakkımızda === Bağlantılar === Satış Yerleri === İletişim === English  
   
 

HATIRA - SEYAHAT KİTAPLARI

 

ABDÜLHAK HÂMİD'İN HATIRALARI

Abdülhak Hâmid Tarhan
Hazırlayan: İnci Enginün

Bir çeşit hikaye ile belge arasında yer alan hatıra türü, özellikle sosyal tarihle uğraşanların ilgi alanına girmektedir. Bu metinler hem beşeri zayıflıklar yüzünden hem de kasten yanıltıcı olabileceği için dikkatle kullanılması gereken belgelerdir.
Türk şiirinde büyük bir değişikliği başlatmış, şahsi hayat tecrübesini geniş olarak eserine yansıtmış olan Abdülhak Hâmid, "Yazılarım bana benden yadigardır" diyor. Hâmid'in hatıraları hem sanatı hem de devrinin olayları açısından pek çok bilgi ihtiva etmektedir.

464 sayfa | 1. Hamur Kâğıt | Karton Kapak | Küçük Boy (13.5 x 19.5 cm.)
Basım Tarihi: Aralık 1994 | 1. Baskı (Baskısı var) | ISBN: 975-7462-75-6
23,00 TL

 

ÂFÂK-I IRAK
Kızıldeniz'den Bağdat'a Hatıralar
Cenap Şahabettin
Hazırlayan: Bülent Yorulmaz

Bu küçük seyahat notları, Cenap Şahabettin'in gazete sütunlarında kalmış anılarının notlarıdır. Bu seyahat notları, edebiyatımızın bir döneminde, Türk şiirine getirdiği çarpıcı, yadırgatıcı, bir o kadar da orjinal ifadeler ve duygulu söyleyişlerle önemli bir yeri olan Cenap Şahabettin'in, şairliğinin yanında nesrinin de ne kadar kuvvetli olduğunu göstermektedir. Basılmış diğer nesirleri olan Hac Yolunda, Avrupa Mektupları yanında Suriye Mektupları ve nihayet Âfâk-ı Irak, onun bu sahada da kuvvetli bir kalemi olduğunu göstermektedir.
Âfâk-ı Irak, edebiyatçılarımızın bir zamanlar Osmanlı toprakları olan bölgelere resmî veya gayr-ı resmî yollardan yaptıkları seyahatler sonunda yazdıkları eserlerden biridir.
Bugün çok konuşulan bu bölge ve şehirlerini, orada yaşayan insanların örf ve âdetlerini ve o günkü yaşayış şekillerini, ilginç tarihî olaylarını nefis üslûbu ile zaman zaman mizahî yorumlarla anlatan Cenap Şahabettin, bu eseriyle dikkatimizi bir kere daha özellikle Irak'a çekiyor.

110 sayfa | 3. Hamur Kâğıt | Karton Kapak | Küçük Boy (13.5 x 19.5 cm.)
Basım Tarihi: Ekim 2002 | 1. Baskı (Baskısı var) | ISBN: 975-6611-44-8
7,00 TL

 

ANILAR
ÖMÜR SÜVARİSİ
Hasan Hüsrev Hatemi

Hatıraların solmayan çiçeği kalbimizde ve aklımızda durmadan açar. Bir söz, bir jest, bir bakış, bir tereddüt, umulmadık zamanda açılan veya kapanan bir kapı, sevinçli veya hüzünlü bir haber, akıp giden ömrün, bazen dönüm noktaları olur. Anılar bazen, kayboldu denilen yer veya zamanda önümüze çıkar. Düşmanlıkların üzeri küllenir, dostluklar unutulmaz. İnsanı, düşmanın attığı taş değil, dost zannedilenin fırlattığı gül yaralar. Gül yarası gönül yarasıdır. Ömür bu yaraları bazen tamir edebilir, bazen edemez. Şair ne demiş: “Yorulmaktır köhne dünyayı tamire çalışmak.”
Hizmet, merhamet, şifa dağıtmak bir hekimin sahip olabileceği en önemli özelliklerdir. Araştırmak, yeni bulgu ve bilgilere ulaşmak bir ilim adamının aranılan özellikleridir. Hassas ve seven bir kalp, duyarlı ve görebilen gözler bir şaire yakışır. Bu özelliklerin hepsi Hüsrev Hatemi’de vardır. Üstelik “devasa” bir hafızaya sahiptir. Sohbeti ve nükteleri, bilhassa hekimliği ile aranılan kişidir. Nev’i şahsına münhasır insan... Kalabalıklar içinde yalnız insan, şair, hekim, ilim adamı. Bu kişiden yarınlara hatıraları da kalmalı idi.
İşte kaldı.

470 sayfa | Kâğıt | Karton Kapak | Büyük Boy (16.5 x 23.5 cm.)
Basım Tarihi: Kasım 2007 | 1. Baskı (Baskısı var) | ISBN: 978-975-995-092-7
24,00 TL

 

GÖZ GÖRDÜ GÖNÜL SEVDİ

Mehmet Sılay

SUNUŞ

Mehmet Sılay’la tanışmamız, 1966’da İstanbul’a yüksek öğrenim için geldiğinde, Hareket dergisi çatısı altında oldu. Heyecanlı, coşkulu, neşe ve ümit dolu, yanık sesli bir Anadolu genci. Kırk yılı aşkın zaman içinde Sılay’ın değişmeyen üç özelliğini gördüm. “Hareketli”liği, içinde barındığı ve hiç büyütmediği “çocuk”luğu, kısa süreler hariç kaybetmediği “iyimserliği/ümit”i. 1966’dan 2008’e geçen yıllar; onu önce tıp, sonra bürokrasi, ticaret ve siyaset merdivenlerine çıkardı, indirdi. Hayat dediğimiz dünya yolculuğumuzda, inişler ve çıkışlar hep olur. Mühim olan durduğumuz yerler. Hareket dergisinde başladığı yazı/yayın serüvenine hep devam etti. İlkin Hatay kültürüne hizmet verdi, sonra ilgi duyduğu her konuya eğildi. Süratli yazar. Sarı defterlerle başlayan yazı hayatı, pek çok sahaya yayıldı. Sılay İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra hekim olarak çıktığı Almanya seferini (ki orada üroloji uzmanı olmuştu) diğer seferler takip etti. “Sefer”leri hiç eksik olmadı, ara da vermedi. Elinizdeki kitap da; seferlerinde, gezip-gördüğü yerlerin bir kısmını, kendi gözüyle ve tesbitleriyle okuyucuya aktarmasıdır. Dolaştığı yerleri kâh hekim, kâh parlamanter, bazen görevli, bazen de baba olarak gezmiştir. Gençlikte uzun zannettiğimiz hayatın ne kadar kısa olduğunu yaşlanınca gördük. Hayatımızda ilâhî neşveyi arayabildik mi? Aradık da bulabildik mi? “Musalla”dan önceki durakları fark edebildik mi? Asrımız sürat asrı. Görüntüler, sesler, yazılı metinler anında bir yerden bir yere ulaşıyor. Para ve servet dünyanın pek çok yerine el değiştirerek varıyor. İktidar, kuvvet, zenginlik tapınılacak güçler oldu. Halkın iradesi deniyor, bireyin iradesinden bahsediliyor. Bunların bir gücü ve realitesi var mı? Baş döndürücü sürat, biz insanlara neler getirdi, nelere mal oldu? Kurtuluş nerelerde arandı? Dinle beraber siyasette mi? İktisat ve kapitalle oluşan güçte mi? Holdingleşen cemaatlerde mi? Huzur ve hakikat nerede aranacak? 1965’li yıllarda Hareket dergisi ve kurucusu etrafında şu niyet, umut ve inançla buluşmuştuk: “...yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül verecek sabırlı ve azimli, lâkin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri... (bunların) ilk ve esaslı işi insan yetiştirmektir. Hünerleri hep fedakârlık olan bu hizmet ehli gençler, hizmetlerinin mükâfatını da hizmet ettikleri insanlardan beklemeyecekler, sonsuzluğa sundukları eserin sesinin akislerini yine sonsuzluktan dinleyeceklerdir... Ve bunların eseri olan yarınki Türkiye, şu temellerin üzerinde kurulacak: Anadolu’nun toprağından kaynayan bir kan, cemaat için harcanan emek, bin yıllık bir tarih, otoriteli bir devlet ve edebî olduğuna inanmış bir ruh...” Nurettin Topçu hoca “İnsan üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır: Hakikatin, hayrın, güzelliğin... Kalb üç şeyin mahfazasıdır: Aşkın, ümidin, imanın... Hayatın mânası üç yerde hakkıyla anlaşılır: Aşk ile birleşen ümidde, vecd ile yapılan ibadette, yeri yurdu unutturan seyahatte...” diyor. Mehmet Sılay’ın ümidi, hareketi, seyahatleri, bunların ürünü kitabı, onun hayat yolculuğuna eşlik edecektir. Kırıkhan Müftüsü Mesrur Sılay’ın oğlu doktor Mehmet Sılay, içinde yaşattığı çocukla hep genç kalabilmiştir. Bu kitabın hazırlanmasında yardımını esirgemeyen Muhsin Mete’ye ve tashihleri yapan Suna Demirel’e müteşekkirim. EZEL ERVERDİ

453 sayfa | Kâğıt | Karton kapak | Küçük Boy (13.5 x 19.5 cm.)
Basım Tarihi: Şubat 2008 | 1. Baskı (Baskısı var) | ISBN: 978-975-995-105-4
25.00 TL

 

İRAN'A VE TURAN'A SEYAHAT
İran - Kafkasya - Türk Cumhuriyetleri - Balkanlar
Süleyman Uludağ

"Türkistan, Kafkasya, İran ve Balkanlar... Öteden beri halklarını, ülkelerini, tarihlerini, geleneklerini, sosyal ve dini yaşantılarını merak ettiğim yerlerdi buralar. Eskiden buralara gitmek, gidince de rahat gezmek imkânsız denecek kadar zordu. Bu ülkeleri bize kapatan demir perde aralanmaya başladığında hayal ettiğim gezilerimi gerçekleştireceğime inanmaya başladım. 1991 tarihinden başlayarak İran'a, Türkmenistan'a, Özbekistan'a, Kazakistan'a ikişer, Kırgızistan'a, Tataristan'a, Osetya'ya, Kabardin-Balkar'a ve Arnavutluk'a birer, Azerbaycan'a üç, Gürcistan'a birkaç kere seyahat ettim. Maksadım 150 seneden fazla Çarlık Rusya'sı, 70 senedir SSCB'nin yönetiminde kalan -İran hariç- bu ülkeleri, ülke halkları ve özellikle de buralardaki müslümanların yaşama tarzlarını yakından görmek ve hallerini anlamaya çalışmaktı."
Süleyman Uludağ gezdiği yerlerin dinî ve sosyal tarihini bir akademisyen ve bir müşahit sıfatıyla kaleme aldı.

296 sayfa | 3. Hamur Kâğıt | Karton Kapak | Küçük Boy (13.5 x 19.5 cm.)
Basım Tarihi: Şubat 2002 | 1. Baskı (Baskısı var) | ISBN: 975-6611-26-X
16,00 TL

 

KARLAR ALTINDA NEVBAHAR
Lüsyen Tarhan'ın Hatıraları

Hazırlayan: İhsan Safi

Abdülhak Hâmid'in Lüsyen Hanım ile evlenmesi, onu İstanbul'a getirmesi, boşaması, sonra tekrar evlenmesi bu yaşlı şair ile genç güzel kadının etrafında sürekli bir ilgi uyanmasına yol açmıştır. Hâmid her fırsatta Lüsyen Hanım'ı yüceltmiş, Hâmid'in hayranları da üstatlarının Lüsyen'e olan hayranlığını paylaşmışlardır. Lüsyen Hanım'ın kimliği ve şahsiyetiyle ilgili olarak verdiği bilgiler sadece kendisinden kaynaklanmaktadır.
Bu kitap Tarhan'ın eşi Lüsyen Hanım'ın onun hakkındaki hatıralarından oluşmaktadır. Lüsyen Hanım kendisini Hâmid'in çevresindekilere kabul ettirmek için hayli uğraşmışa benzer. Bunun için de Hâmid'in geçmişini kurcalar. Meraklıdır, anlatmasını da bilir. Böylece kendi açısından Hâmid ile ilişkilerinin binbir ayrıntısını ve Hâmid'in çocukluk yılları ve geniş aile ilişkileri hakkında başka kaynaklarda rastlanmayan bilgiler de verir. Daha önce gazete sayfalarında neşredilen bu hatıraları orada kalmaktan kurtararak yayına hazırlayan İhsan Safi, Hamid'in "Karlar altında nevbaharım" mısraını kitaba ad olarak vermiştir. Biri karların altında, öteki karların üstünde olan çiftin geçmiş yakıcı aşklarının hikâyesidir ve Hâmid portresini tamamlayan özellikler taşır.

244 sayfa | 3. Hamur Kâğıt | Karton Kapak | Küçük Boy (13.5 x 19.5 cm.)
Basım Tarihi: Haziran 2006 | 1. Baskı (Baskısı var) | ISBN: 975-995-031-6
17,00 TL

 

SÂZ Ü SÖZ ARASINDA
Cinuçen Tanrıkorur'un Hatıraları
Cinuçen Tanrıkorur

Cinuçen Tanrıkorur'un 1997 yılında yazmaya başladığı, 1999 yılında tedavi için gittiği Kanada-Toronto'da gözden geçirdiği hatıraları daha sonra 2000 yılında Dergâh dergisinde tefrika halinde yayınlandı. Ancak kendisinin vefatı ile geride kalan yayınlanmamış notlarında düzenlenip dahil olması ile kitap haline gelmesini sağlamak, eşi Barihüda Tanrıkorur ve İsmail Kara'nın gayretleriyle oldu.
Sâz ü Söz Arasında, Cinuçen Tanrıkorur'un kendi kaleme aldığı musiki dolu bir hayatla bunun beraberindeki musiki tarihi ve kültürüne ışık tutması açısından önemli bir noktaya ışık tutmaktadır.

362 sayfa | 3. Hamur Kâğıt | Karton Kapak | Büyük Boy (16.5 x 23.5 cm.)
Basım Tarihi: Nisan 2003 | 1. Baskı (Baskısı var) | ISBN: 975-6611-48-0
24,00 TL

 

 
     

 

   
   
   
   
   
   
   
   
 
             
Sunucu, Programlama ve Tasarım: GösterGe Hizmetleri