|
|
|
Tanıtım:
İLİM BİLMEZ TARİH HATIRLAMAZ
ŞERH VE HAŞİYE MESELESİNE DAİR BİRKAÇ NOT
İlim olsun da bilmesin, tarih olsun da hatırlamasın; olacak şey midir bu!?
Evet öyledir, ilim her şeyi bilmez, tarih her şeyi hatırlamaz. Gelişigüzel şeyleri veya önümüze getirilenleri değil de bir şeyleri bilmek ve hatırlamak için bir iradenin, bir davanın ve iddianın, bir hayat tarzı arayışının kuvvetli bir unsur olarak devreye girmesi lazım.
Neyi, ne kadar, nasıl bileceğimiz; neleri, niçin, ne ölçüde hatırlayacağımız, nihayet önceliklerimizin ne olacağı soruları da çok mühim. Ayrıca bu sorular ve cevaplar durağan, tektip değil; zamana, mekâna, kişilere, gelecek tasavvurlarına, mücadele biçimlerine göre değişecek, yeni şekiller alacaktır.
Bütün bu süreçlere hem öncü ve kurucu hem de takipçi ve sürdürücü olan bir insan karar verecektir; durduğu yeri bilen veya yeni şartlarda istikrar ve karar odağı arayan bir insan… İlim dağarcığı ona göre şekillenecek, tarih hafızası onunla canlanacaktır.
|
|
Tanıtım:
HAYAT GÜZELDİR
Mustafa Kutlu`nun son kitabı Hayat Güzeldir okuyucusuyla buluşuyor.
Yepyeni 21 kısa hikâyeden oluşan eser, yaz günlerinde içimizi ferahlatacak türden bir çalışma.
|
|
Tanıtım:
YENİ TÜRK EDEBİYATI METİNLERİ 1- ŞİİR
Edebiyatta hiçbir şey, metinlerin aslı kadar önemli değildir. Bu yüzden metinlerin asıllarına uygun neşirleri şarttır. Türk edebiyatı üzerindeki nice basmakalıp hüküm, metinlerle karşılaşınca yıkılmıştır. Yayınevimiz, bir yandan yazarların bütün eserlerini yayınlarken bir yandan da Tanzimat sonrası oluşan Yeni Türk Edebiyatı Metinleri’nden seçilmiş Şiir, Hikâye, Nesir, Kitap Tanıtma ve Eleştirileri başlıklarını taşıyan ciltlerden oluşan, geniş bir antoloji dizisi neşrine başlamıştır. Daha önce benzer eserler hazırlayan İnci Enginün ile Zeynep Kerman bu hacimli çalışmayı hazırlamışlardır. Prof. Dr. Mehmet Kaplan’ın başkanlığında hazırlanan ve ancak beş cildi yayınlanabilen antoloji çalışmalarına da katılan İnci Enginün ve Zeynep Kerman, bu dizide daha farklı bir düzenleme yapmışlardır.
Şiir ve Hikâye ciltleri sadece bu türlere has metinlerden oluşurken, Nesir ciltleri bu dönemle ilgili en zengin seçmelerdir denebilir. Yeni Türk edebiyatının nesirdeki gelişmesi, hem edebiyat alanına hem de günlük gazeteciliğe bağlıdır. Bu derlemede, yazarların değişik cephelerini gösterecek nitelikteki, çoğu süreli yayınlarda çıkmış yazıları seçilmiştir.
Son ciltte, roman ve tiyatronun bütünlüğünü bozan seçme yerine, onlarla ilgili tanıtım yazıları –şiir ve hikâye kitapları da dahil– müstakil bir ciltte toplanarak, eserler etrafında oluşan eleştiri gösterilmeye çalışılmıştır.
Bu ciltte yer alan ve bir kısmı ilk defa yeni harflerle çıkan bu metinlerin –yazarlarımızın bütün eserleri basılana dek– edebiyat araştırıcılarına olduğu kadar, edebiyat meraklılarına da hitap edeceğini umuyoruz.
|
|
Süreli Yayınlar ve Yeni Sayıları
|
DERGÂH DERGİSİ
Aylık edebiyat, sanat, kültür dergisi
SAYI: 262 Aralık 2011
Mustafa Kutlu yönetiminde yayın hayatına istikrarlı bir şekilde devam eden Dergâh dergisi, 262. sayısında da nitelikli çalışmalara ev sahipliği yapıyor.
Hükûmet kendi istikbali ve ülke geleceği için çok kritik bir sürece girmiştir. Bu “Anayasa süreci”dir.
Van depremi gibi tabii âfetler dışında hiçbir mesele, iç ve dış hiçbir sorun bu sürece ket vurmamalı, durdurmamalıdır. Hükûmet Anayasayı yapamaz, çıkaramaz, meçhul bir tarihe bırakır veya hafazanallah bu işten cayarsa çöküşü önlenemez. Bilmem bu sorunun önemi yeterince anlaşılıyor mu?
Bu sayımıza Berat Demirci’nin güzel bir yazısı ile başladık.
Emel Özkan, Duygu Küçüker, Mustafa Burak Sezer, Mikail Söylemez, Atakan Yavuz, Mehmet Tepe ve Fatih Bedir Köker bu sayının şairleri.
Atakan Yavuz, Vecdi Demir ve M.K. ‘derkenar’ sütunlarında yazdılar.
Sibel Eraslan ile Yavuz Ahmet Koç’un hikâyelerini ilgi ile okuyacaksınız.
Selman Ertaş, Yavuz Altınışık şiirine eğiliyor.
Nihat Dağlı “kendini bilmek” konusunda ilginç bir deneme ile aramızda.
Bu sayının “orta sayfa sohbeti”ni kadim dostumuz D. Mehmet Doğan ile yaptık. Kültürümüz, yakın tarihimiz ve bilhassa dilimiz üzerine geniş donanım sahibi olan Doğan, meşhur sözlüğünü genişleterek yeniden yayımladı. Konuşmayı bu çerçevede severek okuyacaksınız.
Hazel Bahar Özmen “Tanpınar’ın şiir dünyası” konusunda pek değinilmeyen hususlar üzerinde duruyor.
Bilal Kemikli Sunullah Gaybî örneğinde sûfi şairlerin şiirle alakasını dile getirdi.
Serdar Arslan “İstanbul’da bir genç”in yaşadığı hissiyatı ve tedirginliği işliyor.
Bülent Parlak’ın metni şiir-hikâye-deneme karışımı ve fakat etkili bir ifade taşıyor. Bu kabil metinler tehlikelidir. İp cambazı her an ipten düşebilir.
Daha güzel sayılarda buluşmak umuduyla.
|
|
|
|
|
|
|