Dergâh Dergisi

DERGÂH DERGİSİ-279

Bu Sayı

Hep aynı şeyi söylüyoruz. “çözüm süreci” nin kilidi “Yeni Anayasa” dır. Taraflar (Msl. CHP ve MHP) masadan kalksa, AKP ile BDP birlikte hareket ederek bir anayasa çıkarsa bunun adı AKP anayasası olur, milleti kucaklamaz. Bu sebeple “Kürt Meselesi” dahil her husus gelip anayasaya dayanmaktadır. Anlaşmak zaruridir. Aksi kaos olur.

Esra Köse, Orhan Tepebaş, Mehmet Yılmaz, Serdar Çakıoğlu, Mustafa Kadir Atasoy, Ümit Aktaş, Gökhan Akçiçek ve Murat Küçükçiftci bu sayının şairleri

Süavi Kemal Yazgıç ile Atakan Yavuz ‘derkenar’ sütunlarında yazdı.

M. Buğra Doğan ve Gülçin Durman hikayeleri ile bu sayımıza katkıda bulundular. Mustafa Kara “vefatının 30. yılında” Necip Fazıl için tasavvuf ağırlıklı bir yazı yazdı.

Adem Can, Mehmet Âkif Ersoy’un yurda dönüşünde basının gösterdiği ilgisizliği kaleme aldı.

Dursun Göksu, İdris Ekinci’nin şiirini irdeliyor.

Bu sayının ‘Orta sayfa sohbeti’ni Gülsüm Ekinci yaptı. Hikâyeci yazar Yıldız Ramazanoğlu ile konuştu. Ramazanoğlu kadın konularında duyarlı bir aktivist. Türkiye ve dünyada kadının konumuna dair fikirlerini ilgi ile okuyacaksınız.

Alper Gürkan 40. vefat yıldönümünde Kemal Tahir’in “Devlet Ana” romanını ele aldı ve eleştirel bir yazı kotardı.

Hüseyin Çil ise yine Kemal Tahir’in “Bozkırdaki Çekirdek” romanı üzerinde durarak yazarın bu eserinde Köy Enstitüleri uygulamasına nasıl yaklaştığını dile getiriyor.

Serdar Arslan Reha Erdem’in son filmi “Jin” i eleştirdi. Cihan Aktaş şu günlerde İran’dan Türkiye’ye taşınıyor, yazısı bu taşınmanın özellikle kitaplarla olan ilgisini anlatıyor.