Dergâh Dergisi

DERGÂH DERGİSİ-295

BU SAYI

 

Adam ne demiş: “Hana geldik, yağmur durdu.” İşte Reisicumhur’u seçtik. Başbakan da belli. Bunlar kolay işler. Zoru nedir? Zor olan “Yeni Anayasa.” Hadi bakalım el mi yaman, bey mi?

Bülent Sayak, Nurettin Durman, Okan Yıldız, Gökhan Akçiçek, Duygu Küçüker, Rıfat Eroğlu, Nevzat Akyar ve Bilal Can

bu sayının şairleri.

Serdar Arslan ile Mukadder Gemici ‘derkenar’ sütunlarında yazdı.

Eda Tezcan, Bahadır Emre Küçükkalay ve Mukadder Gemici’nin hikâyelerini okuyacaksınız.

Muhammed Faruk Özcan yeni şiir ve şairler üzerine yazdı.

Hacer Gülşen Ali Canip’in bir gence yazdığı mektuplar üzerinde duruyor.

Yazılı basının pabucunu dama atan “sosyal medya” konusunu ‘orta sayfa’ya taşıdık. Konuğumuz bu alanın bilirkişisi Ertuğrul

Fındık. Bakmayın ticaretle uğraştığına, aslında edebiyatçıdır.

Hasan Öztürk bir devre ışık tutan Yakup Kadri’nin “Ankara” romanı üzerine yetkin bir yazı yazdı.

Yakup Öztürk’ün “Bizde Bir Edebiyat Akademisine İhtiyaç Var Mı?” yazısı bu sayıda sona eriyor.

Prof. Dr. Cemal Kurnaz “yeşil” kelimesinin kafiye olarak halk edebiyatımızda nasıl geniş ve köklü bir yeri olduğunu örnekleri ile gösteriyor.

Daha güzel sayılarda buluşmak umuduyla.